"Kuyu tipi Hapishane'den mektup var: "Tek kişilik küçük 'kuyu'dan avluya akşam ineli çok oldu"

“Tek kişilik küçük “kuyu”dan avluya akşam ineli çok oldu mesela ve şu akşamları çıplak gözle geniş bir gökyüzünde izlemeyeli ne kadar zaman oldu, kaç yıl geçti üzerinden unuttum. Buraya mevsimin her hali başka geliyor. Dışarıda yaz kıyamet de olsa burada değişmiyor ne mevsim ne de zaman. (…) “İhlallere” dair yazarsam sonu gelmeyecek hiçbir cümlenin biliyorum. Ama iyi ve güzellikten olsun her şey bugün ve yarından sonraki zamanlarda da…”

Zeynep AVCI

Kadın Hapishanesi C-Tek-6 ERZİNCAN

 

26.08.2025

Sevgili Adil Hoca,

              Geçen hafta kısa ve biraz “acele” sayılabilecek bir mektup yazmış, asıl yazmaya çalıştıklarımı bugüne bıraktım. Önceki yazdıklarımın ulaşmış olmasını umut ediyorum çünkü istediğiniz “sürgün” temalı sergi için yazmaya çalıştıklarımı göndermiştim (im), üstelik Temmuz’un ortasında göndermiştim, şimdiye kadar ulaşmıştır diye düşünüyorum. Bazen mektuplar takılıyor bir yerlerde fakat iyi düşünmeye çalışıyorum. Açıkçası yazmaya çalıştım, her zamanki gibi karar sizin. Sadece şu an zamanında ulaşmış olmasını diliyorum.

              Buralardan anlatacak hem çok fazla hem de anlatılmayan ne kaldı diye düşündüğüm yığınla düşünce var. “Kelam” ve “Suskunluk” hakkında yazınızdaki gibi aslında “susmak” da şu an çok şeyi ifade ediyor olabilir ya da öyledir. Tek kişilik küçük “kuyu”dan avluya akşam çok oldu ineli mesela ve şu akşamları çıplak gözle geniş bir gökyüzünde izlemeyeli ne kadar zaman oldu, kaç yıl geçti üzerinden unuttum. Buraya mevsimin her hali başka geliyor. Dışarıda yaz kıyamet de olsa burada değişmiyor ne mevsim ne de zaman. Kuzey rüzgarları esiyor. Kapıların altından üflüyor fakat yeniden küçük misafirler uğramasın diye sıkıca kapalı tutuyorum her zaman olduğu gibi, kalıyor pencere, oradan da ancak uzatabildiğim bir el ve dokunduğu kadar içeriye esintisini almaya çalışıyorum. “İhlallere” dair yazarsam sonu gelmeyecek hiçbir cümlenin biliyorum. Ama iyi ve güzellikten olsun her şey bugün ve yarından sonraki zamanlarda da…

              Adil Hocam

              Öyküleri aldım. Öncelikle size teşekkür ediyorum. Bu teşekkür benim için yeterli değil fakat bu kadar ilgilenmiş olmanız o kadar kıymetli ki! Daha önceleri de yapmış olduğunuz eleştirileriniz olmuştu ve inanır mısınız bazen dönüp dönüp okurum. Söyledikleriniz üzerinden yeniden değerlendirmeye çalışacağım, hatta ufaktan başladım, bu görüş ve eleştirilerinizle diğer dosyalarım için de yapmaya başladım desem abartmamış olurum. Yazmak benim için ruhumun süt dişleri, onu yitirmek istemiyorum. Çok kırıcı zamanlar yaşayınca kalemde söylenecekler de ürkekleşti benim açımdan. Tekrardan teşekkür ederim. 

                    Ve Sevgili Umut; ne söylesem, ne yazsam bilmiyorum fakat verdiğin emek, emeğiniz tarifsiz benim için. Kötü yazımdan dolayı gözlerini yordun, zamanını çaldım zaman harcadın, belki fiziksel yorgunluğuna sebep oldum, oldum da biliyorum. Harcattığım emeğin için sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum. 

Alihan hocam, eleştiri ve önerilerinizi büyük bir dikkatle okumaya çalıştım, halen de dönüp dünüp okuduğumu belirtebilirim. Sizin de bu eleştirileriniz çok değerli, zaman ayırdığınız için de ayrıca teşekkür ederim. “Öykülerin genel eksikliği” konusunda belirttikleriniz yerindedir. Bugüne kadar yazmayı sadece kendime ve sevdiğim için yazmaya çalıştım. Temelim de yoktu, teknik vb. konusunda da bir eğitimim yoktu. Amatörce ve kendime görev edindiğim içindi sığındığım yazma serüveni. Tekrardan çok teşekkür ederim zaman harcayıp eleştirileriniz için. Saygı ve sevgilerimi iletiyorum. 

              Sevgili Adil Hoca,

              Yeni sergi için aslında “ring” yolculuğundaki son iki sürgünüme dair yazmaya çalıştım fakat göndermedim, önceki mektupta yetiştiririm diye düşünüyordum, fakat gönderdiklerim ulaştıysa sayfa açısından onların uygun olacağını düşündüm ve gönderdim. Halen ulaşmış olması için dua ediyorum. Çünkü gecikirse sizlere karşı mahcup olmak istemem.

              “Görülmüştür” sayfasını takip eden Mithat, karikatürist, eski mapuslardan yazmıştı, kartını aldım fakat adresi yoktu, teşekkür ediyorum kendisine, yine daha önce sözünü ettiğiniz Hilmi arkadaşa da yazmıştım, ulaştı mı bilmiyorum, sadece bilginiz için bunları da not etmek istedim.

              Ben de iyi olmaya çalışıyorum, koşullarımda olağanüstü bir değişim yok. Kaldığım blok ve koşullar “kuyu tipi” olarak tarif edilenlerden. Halen avlu saati iki, henüz üstüne çıkamadık, bakalım gelecek ne gösterecek bilmiyorum. Sizlerin de iyi olmanızı diliyorum her şeye rağmen.  

              Adil Hocam, Tülin abla nasıl? Dilerim sağlığı iyidir her şeyden önce ve eminim yoğundur. Çalışmadan olmuyor ne de olsa. Kendisine sevgi, saygılarım her daim biliyorsunuz. Size tekrardan teşekkür ediyorum, emeği olan, emeği geçenlere güzel zamanlar, kolaylıklar diliyorum. Sergi her zamankinden daha güzel geçmesi dileğiyle… Her şey gönlünüzce olsun.

Sevgiler, görüşmek umuduyla…          

Zeynep AVCI

Kadın Hapishanesi C-Tek-6

ERZİNCAN