Meral Remziye Turmuş

Meral Turmuş'tan mektup var: "yine yasaklar, el koymalar ve aramalarla ortam gerilmek isteniyor"

“En başta şaka olmadığını söylemeliyim. Maalesef. Uçlu kalem, renkli tükenmez kalemler (kırmızı ve siyah), para bandı, kalemtıraş, jilet… Hepsi yasak… Evet kurşun kalem sanırım M.Ö’de de kullanılan kalemi kullan ama açmak için bıçak kullan deniliyor. Bıçak da meyve bıçağı, ucu kırılmış veriliyor. Tüm koğuşa sadece iki tane. Niyesi yok. En azından mantıklısı. Ayrıca üç tane renk verilen tükenmez kalemlerden kırmızı ve siyah yasaklanarak, tek renk mavi kullanabiliyoruz. Bir şey yırtıldığında, bantlamamız gereken bir şey olduğunda yapıştıracak hiçbir şey yok.

M. Remziye Turmuş yazdı: "Banyolara bakacak delik açıldı. Kamera koymak istiyorlar. Röntgenciliğin gerekçesi olur mu?"

"Mektubuma verdiğiniz destekten dolayı teşekkür ederim. Sizin dışınızdaÖmer Faruk Gergerlioğlu da mecliste C. Genel Müdürü ve Adalet Bakanı’na güzel ifadelerle ulaşıp, peşini bırakmamış. İyi ki varsınız. Lakin diğer yazdığım mektuplar görmezlikten gelindi. Ama şaşırmıyoruz. Ülke bu haldeyse bir nedeni vardır. "

Meral TURMUŞ

Kadın Kapalı Hapishanesi B-6  Bakırköy/İSTANBUL

21 Nisan,2025

Sevgili Adil abi,

Meral Remziye Turmuş yazdı: "Haftada iki kere aramaya geliyorlar, taş üstünde taş bırakmıyorlar."

"haftada iki kere aramaya geliyorlar, taş üstünde taş bırakmıyorlar. Tüm yaşamınızın bir odada olduğunu ve haftada iki kere hırsızın girip, odayı yerle bir ettiğini düşünün. (...) Son aylarda her geldiklerinde eşyalarımıza el koymaya da başladılar. Zaten az eşyamız var. Bir de iki günde bir gelip, bir şey almadan gitmiyorlar. (...) Son aylarda her geldiklerinde eşyalarımıza el koymaya da başladılar. Zaten az eşyamız var. Bir de iki günde bir gelip, bir şey almadan gitmiyorlar. (...)  Saldırılar çok fazla. Nefes bile alamaz hale geliyoruz.

"Bizlere destek olmaktan vazgeçmediğiniz için TEŞEKKÜRLER."


"Yaklaşık bir yıldır çok ciddi sıkıntılar yaşatıldı. Hücredeydim. Eskiden de hücrede kalıyordum, ama işkencenin böylesi yoktu. Delilerle, küfredenlerle, sabahtan akşama kadar bağıranlar, kapılara vuranlar… "

***

Merhabalar Adil hocam

Size çok uzun zamandır yazmak istiyordum, ama depremin acısı aylarca geçmedi. Üstelik siz kardeşinizi bile kaybetmiş, akrabalarınızı, yakınlarınızı yitirmişken yazamadım. Başınız sağ olsun. Çalışmalarınıza devam ettiğinizi görmek, gücünüzü görmek sevindirdi. (Aklınıza takılmasın ben tanıdık kimseyi kaybetmedim.)