Ayhan Kavak

Tutsak hekim Ayhan Kavak'tan mektup var: "Hasılı kuyuya tıkılmış vaziyetteyiz…"

1 / 1

15.04.2024
 

Kekê Adil Hocama,  
 

Selam, sevgi ve saygılarımla merhaba…
 

Yeniden 1 Mayıs’ı kutlamanın heyecanını yaşıyoruz. Elbet sığmaz bir güne, “Birlik, Mücadele ve Dayanışma.” Fakat o gün daha bir harlar, daha bir kararlaştırır ve daha bir yola revan olmamızı sağlar. Değerli Kekêmin ve şahsında tüm canların 1 Mayıs’ını kutlarım.  
 

Bayram öncesinden yolladığın kartı ve Duvar Yazıları çıktılarını aldım. Sağ olasın, var olasın… 
 

Tutsak hekim Ayhan Kavak sürgüne yollandığı hapishaneden ilk mektubunu yazdı: "8 Mart’ta Filistin Günlüğü kitabını aldım."

"(8 Mart’ta) Filistin Günlüğü kitabını aldım. Tabii Şiirden Dergisi de gelmişti. Dergi vermiyorlar. Kitap için teşekkürlerimi sunarım. Bugün okumaya başlıyorum. Tanıtımını da yaparak bir sonraki mektupla yollayacağım… Eline-emeğine sağlık diyor ve nice verimlere… Kitabın 15. sayfasında İsrail’e karşı Savaş’ta hayatını kaybeden canların isimlerine bakınca fark ettim. Belki de isim olarak iyi bildiğimden dikkatimi çekti. 1982’deki ölümsüzleşenlerin içinde Mustafa Marangoz da vardı. İsmet Özkan’la birlikte hayatını kaybedenler arasındaydı.

Tutsak hekim Ayhan Kavak'tan mektup var: "Yüreğinizin Süveydasında Özgür Yaşam Ateşi ve Güneş Eksik Olmasın!"

"Filistin’de, Ortadoğu’da, bölgede akan kanın ortaklarının ikameti aynı. Adları farklılık arz etse de karanlıktan beslenenlerdir onlar. Alayı sömüren, kemirgen olanların ticaret ortaklıkları hız kesmeden devam ederken duyulmaz mazlum ve madunların sesi, soluğu. İnsanlık öldürülürken hegemonik zihniyet mevcut ateşe körük olmakta. Ne yazık, önlenemiyor insanlığın trajedisi… Önlenemeyen katliamlar ortadayken, bari bu yeni yılda -para bulup da alma ayrıcalığına ulaşanlar- hindilerin katliamını önleyelim! İnsanlığın, Doğanın, canlıların katliamına dur diyelim dur!

Merak

Özgürlük, imgelem ve hayat arasında korelasyon vardır. Bir insanın imgelem dünyası verili yaşamı aşacak boyuttaysa özgürlüğe duyduğu tutku da o denli yakıcı olur. Şayet bunu aşmayacak düzeydeyse özgürlük derdi ve istemi de olmaz. Özgürlük itkisini tehlike gören sistem, onu törpüleme, öteleme ve yok saymaya çalışırken hayallere ipotek koyar ki kütleyi küçük dünyalara hapsedebilsin. Özgürlük arayışında ısrar edenlere karşı da cezalandırma mekanizmalarını işletir. Kriminalize edilmeye açık bırakılan özne, bıçak sırtında giden bir yaşama zorunlu kılınmıştır.

Tutsak yazar Ayhan Kavak'tan kitap tanıtımı: “YARGILANAN İMGELER”

“Bir yerlerde ölüler üşüyorsa, başka yerlerde yüreklere ateş düşer. Sessizlik yürek yakar, umutlar üşür” diyen yazarın “Yargılanan İmgeler”ini bir hesaplaşma biçiminde ele almak kabil. Kimlerle hesaplaşma? Zulmetin zulmüyle, hegemonlarla, kemirgen sömürgenlerle, ırkçı-faşizan zihniyetlerle, insanlık ve emek düşmanlarıyla, adaletsizliği yaratan sistem ve daha nice kötülük odaklarıyla hesaplaşmak… Fakat bu da eserin konturlarını ifade etmede yetersiz kalır.”

KİTAP TANITIMI

“YARGILANAN İMGELER”, Hilmi Toy, Usar Yayınları

Tutsak hekim Tarsus hapishanesinden yazdı: "Eskiden bir zarfta birden fazla arkadaş mektup yazıp yollayabiliyorduk. O da artık yasak"

"Bizim iletişim ve telefon cezaları daha başlamadı. İlk mahkeme yani İnfaz Hakimliği’ne Segbis ile katılacağımız, 19 Eylül. Sonrası peş peşe sıralanıyor. Tabii İnfaz’dan sonra Ağır Ceza’ya başvurma da var. Bu arada ne kadar yazı göndersem kârdır dedim. "

18 Eylül 2023

Kekê Adil Hocam’a,

Dr. Ayhan Kavak'tan mektup var: Tarsus hapishanesinde neler oluyor

14 Ağustos 2023

Selam, sevgi ve saygılarımla merhaba…  

Epeydir haber almasam da dolaylı olarak yoğun bir tempoyla sergilere koşuşturduğunu biliyorum. Bu kavurucu sıcaklarda başarılar dilerim…

Henüz kesinleşmiş bir durum olmasa da yakında peş peşe altı-yedi iletişim ve telefon cezamız olabilir. Önümüzdeki günlerde İnfaz Hakimliği’ne çıktığımızda dananın kuyruğu kopacak.

Hâl böyleyken ne olur ne olmaz diye elimdeki yazıları ulaştırayım dedim.