TACİM ÇİÇEK’İN İKİ KİTABINA AYNI CEZAEVİNDEN YASAKLAMA

HAPİSHANELERDE KEYFİ YASAKLAR DEVAM EDİYOR... TACİM ÇİÇEK'İN KİTAPLARI TUTSAKLARA TESLİM EDİLMEDİ

Tacim Çiçek, siyasi mahkûmlar ve yazarlar Metin Turan, Haydar Demir ve Tolga Arı ile mektuplaşan bir yazar. Demir’in 5 Temmuz 2026 tarihli mektubuna göre, Çiçek’in yazarı olduğu Ubuntu Güneşi adlı roman ile Yaralı Coğrafyalar Kitabı adlı toplu şiirler kitabı kendisine ve Metin Turan’a teslim edilmedi.

Haydar Demir, mektubunda, Bafra T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 8 Mayıs 2026 tarih ve 269 sayılı Eğitim Kurulu kararını kendisine tebliğ ettiğini belirtti. Kararda, süreli ve süresiz yayınlardan yararlanma hakkını düzenleyen yasa, Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesi ile ilgili yönetmelikler uyarınca söz konusu kitapların "kuruma kabul edilmeyecek yayınlar" kapsamında değerlendirilerek sakıncalı bulunduğu ve bu nedenle teslim edilmediği ifade edildi.

Demir, yasal süresi içinde Eğitim Kurulu kararına karşı Bafra İnfaz Hâkimliğine başvurduğunu, ancak 8 Haziran 2026 tarih ve 2315 sayılı kararla itirazının reddedildiğini de mektubunda aktardı.

İtirazlar reddedildi, süreç Ağır Ceza Mahkemesinde

İnfaz Hâkimliği kararında, bir başkan, bir psikolog, bir kütüphane memuru, iki kurum müdürü, üç öğretmen ve altı üyeden oluşan Eğitim Kurulunun değerlendirmesi hukuka uygun bulundu.

Haydar Demir, son olarak Bafra Ağır Ceza Mahkemesine itiraz ettiğini, kararın sonucunu beklediğini ancak bu süreçten çok umutlu olmadığını da mektubunda dile getirdi.

Çiçek: "Aynı uygulama daha önce de yaşandı"

Tacim Çiçek, daha önce de Bela Mıknatısı adlı romanının aynı cezaevinde kalan Haydar Demir ile Metin Turan’a, "intihara sürükleyici" ve "psikolojik baskı oluşturabileceği" gerekçesiyle verilmediğini, buna karşılık aynı kitabın Edirne F Tipi Cezaevinde bulunan Tolga Arı’ya ulaştırıldığını hatırlattı.

Demir’in gönderdiği Eğitim Kurulu ve Bafra İnfaz Hâkimliği kararlarına dayanarak yaşanan süreci şöyle değerlendirdi:

"İtiraz Hâkimliği’nce yapılan incelemede 5275 sayılı Kanun’un 62. maddesinin ilk dört fıkrası, Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesi'nin 'Kuruma Kabul Edilmeyecek Yayınlar' başlıklı 11. maddesinin (a) ve (b) bentleri ile 12. maddesinin (a), (b), (c), (ç), (d), (e) ve (f) bentleri ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 10.11.2014 tarih ve 172740 sayılı yazısında belirtilen hükümler gerekçe gösterilerek her iki kitabım da Haydar Demir ve Metin Turan’a verilmedi."

"Ubuntu Güneşi" ve "Yaralı Coğrafyalar Kitabı"

Çiçek, yasaklanan kitaplarına ilişkin de bilgi verdi.

Ubuntu Güneşi (Ubuntu Yayınları, Nisan 2026), Türkiye'nin farklı kentlerinden Antalya'ya üniversite eğitimi için gelen gençlere, özellikle de genç kadınlara karşılıksız burs sağlayan Ubuntu Gönüllüleri Derneğinin çalışmalarını merkeze alan bir roman.

Yaralı Coğrafyalar Kitabı ise (Ubuntu Yayınları, Nisan 2026), adını Sanat ve Hayat dergisinin 2003 yılında düzenlediği Cigerxwîn Halkların Kardeşliği Şiir Yarışması'nda ikincilik ödülü alan ancak yayımlanmayan şiir dosyasından alıyor.

Çiçek, 1996 yılında şiir yazmayı bıraktığını daha önce de açıkladığını belirterek, kitabın yayımlanan Tırpandır Ellerimiz Acıya (1989), Süremez Daima Hükmü Acının (1991), Gülyaşam (1993) adlı şiir kitaplarıyla birlikte, Yaralı Coğrafyalar Kitabı ve Bir Avuç Sevda Şiiri adlı yayımlanmamış dosyalarını bir araya getirdiğini söyledi.

Eğitim Kurulunun gerekçesi

Tacim Çiçek, Bafra T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Eğitim Kurulu Başkanlığının 8 Mayıs 2026 tarih ve 2026/269 sayılı kararında, Ubuntu Güneşi adlı romanda bazı bölümlerde kamu görevlilerini aşağılayıcı ifadeler bulunduğu, halkı kin ve düşmanlığa tahrik edici söylemlere yer verildiği ve terör örgütünü ya da üyelerini öven değerlendirmelerin yer aldığı iddiasına yer verildiğini aktardı.

Kurul kararında ayrıca, Yaralı Coğrafyalar Kitabındaki bazı şiirlerde de benzer nitelikte ifadelerin bulunduğu ileri sürülerek, her iki kitabın da hükümlüye verilmemesine karar verildiği belirtildi.

Kararda ayrıca, söz konusu yayınların hükümlülerin iyileştirilmesi amacına hizmet etmediği, Ceza İnfaz Kurumları Kütüphane ve Kitaplık Yönergesi ile 5275 sayılı Kanun hükümlerine uygun olmadığı değerlendirmesine yer verildi.

"Cımbızlama yöntemiyle suç yaratılmak isteniyor"

Kararı değerlendiren Tacim Çiçek, kitaplarına yöneltilen suçlamaların hiçbirini kabul etmediğini söyledi.

Metinlerinden seçilen bazı cümlelerin bağlamından koparıldığını belirten Çiçek, "cımbızlama yöntemiyle adeta suç yaratılmak istendiğini", eserlerinin hiçbir bölümünde karar metninde ileri sürülen amaçları taşımadığını ifade etti.

Daha önce Bela Mıknatısı romanı için yapılan tüm itirazlara rağmen kitabın cezaevine teslim edilmediğini hatırlatan Çiçek, aynı sonucun bu iki kitabı için de yaşanmasından endişe duyduğunu dile getirdi.

"Cezaevleri arasında farklı uygulamalar kabul edilemez"

Tacim Çiçek, aynı yasa, yönetmelik ve yönergelerle yönetilen ceza infaz kurumlarında birbirinden tamamen farklı uygulamalar yapılmasını anlamakta güçlük çektiğini belirtti.

Bir cezaevinde sakıncalı görülen bir kitabın başka bir cezaevinde hükümlüye teslim edilebildiğine dikkat çeken Çiçek, bu çelişkili uygulamaların sona erdirilmesini ve kitaplarının gönderdiği kişilere bir an önce ulaştırılmasını istedi.