MERHABA…
Bu sayfa 2018’de yayımlanan ilk öykü kitabım Siyah Gökkuşağı ile yaşıt.
İçerideydim.
Hapishanede.
Varsayın ki derin bir kuyuda…
Zamanı benim kılmak, o derin kuyuyu etrafını saran duvar, demir ve tel örgüleri aşıp sesimi duyurmak benim için varoluşsal bir dertti diyebilirim.
Edebiyattı imdadıma yetişen!
Beni edebiyatla zehirleyen Murat Gülsoy başta olmak üzere Latif Tiftikçi, Tacım Çiçek, Haluk Sunat, Hatice E. Akdoğan, Adil Okay, C. Hakkı Zariç, Sibel Özbudun, Temel Demirer, Fulya Bayraktar, Kemal Gündüzalp, Besim Can Zırh, Hayrettin Geçkin ve Ali Erkan Güneri, aynı üniversitede, ODTÜ’de okuduğum arkadaşlarım, THBT-FOLKTUR-DAĞARCIK gibi adını saymakla bitiremeyeceğim Dostlarım, edebiyat emekçisi ve akademisyen sesime sesleriyle karşılık verdi.
Bazen bir küçük satır, sadece bir selam, bazen sayfalar dolusu bir mektup ya da özel hazırlanmış bir kart, bazen de en değerli armağan olan kitaplarıyla demirkapımı çaldılar, parmaklıklı penceremi tıklattılar!
Benim okuyup yazarak aştığım duvarları, onlar selamları, satırları, kitaplarıyla aşıp benimle buluştular.
Duvarlarla demirleri tuz-buz edip özgür nefesler aldırdılar.
Edebiyat sayesinde hayatla, dünyayla, insanlarla buluşmamı, dahası hayata karışmamamı ve sizlerle yan yana, yüz yüze gelmemi sağladılar.
Kitaplarımın hazırlanmasında, yayımlanmasında, okurlara ulaşmasında pay sahibi olan, adını bir biçimde anmam gereken o kadar çok insan var ki… Buna kültür-sanat ve edebiyat dergileriyle, internet yayıncılığı yapan benzer temalı mecraları da eklemeliyim.
Hapishanede zamanı durduran her ne varsa hepsini, bana ve eserlerime ayırdıkları kısa-uzun sayfalarıyla buharlaştırdılar. Gökyüzümü genişlettiler! Sınırlarımı… Çoğu kez benden habersiz, hiçbir maddi karşılık beklemeden…
Bu dayanışmayla paylaşımı unutmamın imkânı yok.
Elbette bu sayfanın paydaşlarını; arkadaşlarımı, dostlarımı, tanıdığım ya da tanımadığım ama bu sayfanın kapısını çalarak dünyama, edebi anlamda dert ettiklerime, bundan hareketle düşünüp ürettiklerime ortak olan, destek veren HERKESİ de öyle…
İlk günden başlayarak bu sayfaya girenler; paylaşılanları, sunulanları okuyan, yorumlayıp notlar düşen HERKESİ özellikle anmalıyım.
Zira HEPİNİZ, bu sayfaya her girdiğinizde, emin olun ki üzerime kapatılan kapılarla pencereleri açtınız!
Bu sayfa, sizler sayesinde gerçek bir pencereye dönüştü ve ben içerde bu sayede soluksuz kalmadım.
Eski bir deyimdir ve galiba tam da bu nedenle çok değerlidir, severim, o yüzden büyük harflerle yineleyeceğim:
ÖMRÜNÜZE BEREKET!
Bu satırları bir selam olarak kabul edin!
Yeniden MERHABA!
Sevi ve dostlukla…