AŞK NEDİR MEŞK NEDİR
Aşk nedir, bilmiyorum. Bilmiyorsam niye soruyorum? Sormazsam biliyorum demektir. Bu yüzden soruyorum. Sorunun cevabını arıyorum ama hangi zihnimle? Çünkü tek bir zihnim yok; duygusal, sosyal ve analitik yönleri olan çok katmanlı bir bilince sahibim.
Analitik zeka tek başına kaldığında yanılabilir, hatta yalan üretebilir. Doğruya yaklaşmak için duygusal ve sosyal zekayla birlikte çalışması gerekir. Bu birliktelik oluştuğunda “demokratik bir bilinç” ortaya çıkar. Aşk gibi bir soruya ancak böyle bir bilinçle yaklaşılabilir.
Bu yüzden “Aşk nedir?” sorusuna kesin bir cevap vermek yerine, bu sorunun peşinden gitmek daha doğru görünüyor.
Aşk, kelime olarak birkaç harften ibarettir ama bu, onun kendisi değildir. Dil, sadece bir işaret üretir; anlamın kendisini vermez. Aşk, somut bir nesne değildir; ölçülemez, tartılamaz. Hislerle, duygularla ilgili, izafi bir olgudur.
Bu nedenle aşkın kendisini tam olarak bilemeyiz; yalnızca ona dair kavramlar üretiriz. Aşk, insanlığın tüm dillerinde var olan ama tam olarak tanımlanamayan bir hakikattir.
Aşk ve Meşk: Diyalektik Karşıtlık
Her kavramın bir karşıtı vardır. Aşkın karşıtı da “meşk”tir. Meşk, anlamsızlığa, yokluğa ve yalana işaret eder. Aşk ile meşk, aynı madalyonun iki yüzü gibidir.
Aşkı anlamanın yolu, çoğu zaman onun ne olmadığını görmekten geçer. Bu yüzden “Aşk nedir?” sorusu kadar “Aşk ne değildir?” sorusu da önemlidir.
Aşkın İnkarı Olarak Meşk
1. Para ve Maddiyat
Paranın belirlediği ilişkiler aşk değil meşktir. Para, alım-satımın aracıdır; oysa aşk, alınıp satılamaz. Maddi çıkar üzerine kurulan ilişkilerde anlam değil, boşluk vardır.
2. Sermaye ve İktidar
Tarih boyunca kurulan sistemler—kölelikten kapitalizme—çoğunlukla aşk üzerine değil, meşk üzerine kurulmuştur. Savaşlar, sömürü ve iktidar mücadeleleri aşk için değil, meşk için yapılmıştır.
3. Cinsellik ve İçgüdü
Cinsel dürtü, biyolojik bir gerekliliktir; ancak tek başına aşk değildir. Bedensel ilişki, içgüdüsel ihtiyaçlar ve sahiplenme arzusu aşk değil, meşkin alanına girer.
4. Ruhsal Bozukluk ve Yozlaşma
Kıskançlık, bencillik, şiddet, sahiplenme ve yıkıcılık gibi davranışlar aşkın değil, meşkin ürünüdür. Aşk birleştirir; meşk parçalar.
5. Algı Bozukluğu
İnsan doğa, toplum ve kendisiyle olan ilişkisini sağlıklı kuramadığında aşk bozulur ve meşke dönüşür. Özellikle iktidar ve çıkar odaklı düşünce, aşkı zayıflatır.
Aşkın Zıtlık Üzerinden Anlaşılması
Meşkin tanımlandığı yerde, aşkın sınırları da görünür hale gelir.
- Para merkezli ilişki meşktir → karşıtı aşk olabilir
- İktidar ve sömürü meşktir → karşıtı aşk olabilir
- Cinsiyetçi ve çıkarcı ilişki meşktir → karşıtı aşk olabilir
Aşk ve meşk, ışık ve karanlık gibi birbirini tanımlar.
Aşkın Deneyimle Anlaşılması
Aşk, teorik olarak değil, yaşanarak anlaşılır. Bu nedenle tarihsel ve kültürel örnekler önemlidir.
Leyla ile Mecnun: ecnun’un aşkı, fiziksel olandan çok zihinsel ve imgeseldir. Leyla, onun zihninde yüceltilmiş bir varlığa dönüşür. Bu aşk, maddi çıkar, cinsellik ya da iktidar içermez.
Mevlana ve Şems: Bu ilişkide aşk, ilahi bir boyuta taşınır. Fiziksel değil, ruhsal bir birlikteliktir. Duygusal ve analitik zekanın birleşimiyle ortaya çıkan bir derinlik söz konusudur.
Evrensel Enerji Olarak Sevgi: Aşk, evrensel bir enerji gibi düşünülebilir. İnsanları birleştiren, çekim yaratan ve anlam üreten bir güçtür. Sevgi ve aşk birleştirici; nefret ve meşk ise dağıtıcıdır.
Hakikat, Aşk ve Özgürlük
Metnin temel iddiası şudur: “Hakikat aşktır. Aşk özgür yaşamdır.”
Bu ifade diyalektik olarak şu karşıtlığı doğurur:
- Hakikat ↔ Yalan
- Aşk ↔ Meşk
- Özgür yaşam ↔ Kölelik
Aşkın olduğu yerde özgürlük vardır. Özgürlüğün olmadığı yerde aşk yoktur.
Tarihsel Perspektif: Doğal Toplumdan Moderniteye
İnsanlık tarihinin erken dönemlerinde, doğa ile uyumlu, eşitlikçi ve kolektif bir yaşam vardı. Bu yaşam, aşkın ve özgürlüğün doğal haliydi.
Ancak ataerkil ve iktidar temelli sistemlerin gelişmesiyle:
Hakikat yerini yalana… Aşk yerini meşke … Özgürlük yerini köleliğe bırakmıştır
Modern kapitalist sistem bu dönüşümün zirvesidir.
Günümüzde Aşkın Bozulması
Bugün aşk kavramı: Tüketim nesnesine dönüşmüş … Yüzeyselleşmiş … Hızla başlayıp hızla biten bir hale gelmiştir. Bir gün “aşık oldum” diyen, birkaç gün sonra bu duyguyu yitirebilmektedir. Bu durum, aşkın değil meşkin egemen olduğunu gösterir.
Aşkın Koşulları
Aşkın ortaya çıkabilmesi için:
- Analitik ve duygusal zekanın uyumu
- Kadın ve erkek arasında eşitlik
- Özgür bir yaşam zemini
- Vicdan, ahlak ve adalet gereklidir.
Aşk kesin olarak tanımlanamaz; ancak karşıtı üzerinden anlaşılabilir.
Aşk: Birleştirir. Anlam üretir . Özgürlükle var olur
Meşk ise: Parçalar . Anlamsızlaştırır . Köleleştirir
Sonuç olarak:
Aşk, hakikatin yaşanmış halidir.
Ve hakikat, özgür yaşamın kendisidir.
Nuri Akbulut
1 Nolu F Tipi Kapalı Hapishane C TEK 57 TEKİRDAĞ
Editör notu: Nuri Akbulut'un bu yazısıAylık kültür ve sanat-edebiyat dergisi olan BERFIN BAHAR sayı 329’ında yayınlanmıştır. Yazının orjinali 18 sayfadır.