Tutsak ressam Sena Şat yazdı: " Renklerimin bir sabah aniden kaybolmasından korkuyorum..."

4 Temmuz '26

BAKIRKÖY

Adil Okay'a ve tüm "görülmüştür" ekibine;

Mektubunuzu aldım, çok teşekkür ederim. Burada bile yazmaktan, çizmekten, üretmekten kaçamadım, kaçamıyorum =)

Gelir gelmez B-6'nın politik tutsağı kadın arkadaşlardan çizim istekleri almaya başladım. Şikayet ettiğimden değil de, belki biraz "tatil" yapayım diye düşündüğümden şimdilik çok hızlı davranmıyorum. Ama yeni projelerle çıkacağım gibi duruyor...

Burada çizmek biraz zahmetli, tahmin edersin. Pensan marka siyah ve mavi tükenmez kalem, Sitka marka yumuşak uçlu kurşun kalem ve silgi. Tüm mal varlığım şimdilik bu. Kalemi açmam gerektiğinde kullanabileceğim bir kalemtıraş olmadığı için (çünkü yasak :) ) kullanmaya kıyamıyorum. Mavi tükenmezi de ben pek sevmiyorum. Sanırım yine siyah kalem, beyaz kağıt ile hayatımı sürdürmeye devam edeceğim. Dışarıda da siyah-beyaz insandım, ama insan mahpusken renk arıyormuş. İşin komiği aile elden yakınlarımın bana yatırdığı tüm kıyafetler de ya siyah, ya beyaz ya da siyah-beyaz çizgili :) Renklerimin bir sabah aniden kaybolmasından korkuyorum...

Sergi hazırlığınıza belki birkaç küçük katkı sunarım. Elimde ne var ne yok bir yoklayacağım, eğer uygun bir şeyler bulamazsam yeni bir şeyler düşüneceğim. Şimdiden ekipteki tüm arkadaşlara sevgi ve selamlarımı iletiyor, kolaylıklar diliyorum. Bu arada dışarıda olmak geride olmaktan daha zor, biliyorum :)

Özcan Yaman'a da ayrıca selamlarımı iletirsin, belki birkaç fotoğrafını bize yollar, kart niyetine kullanırız...

Dayanışmayla

Sena Şat
Kadın Kapalı Hapishanesi 
Bakırköy istanbul