“25 Mayısta durumum fenalaşınca sözde ambulans çağırdılar, gittim bu defa askerler “Ağız içi arama dayattılar”, ben de bu onuru rencide edici uygulamayı kabul etmediğim için beni hastaneye götürmediler, geri getirdiler, resmen ölüme terk ettiler.”
03.06.2026
Merhaba Adil Hoca,
Sana ve sizlere Haziranın sıcağında kucak dolusu selam ve sevgilerimi yolluyor ve her anlamda iyi olmanızı yürekten diliyorum. Ben 9 Nisanda Elazığ’dan buraya sürgün geldim. (…) İki aya yakındır ilaçlarım, diyetim verilmediği için vücudum ödem yapmaya başladı. 2 Haziranda ilaçlarımı 20 günlük vermeye başlayınca, ondan sonra ilaçları almaya başladım. 25 Mayısta durumum fenalaşınca sözde ambulans çağırdılar, gittim bu defa askerler “Ağız içi arama dayattılar”, ben de bu onuru rencide edici uygulamayı kabul etmediğim için beni hastaneye götürmediler, geri getirdiler, resmen ölüme terk ettiler. Bu durumla ilgili Adalet Bakanı, savcılık, Meclis’in İnsan Hakları Komisyonu’na da dilekçe yazdım. Göz kapaklarımda morarma, şişkinlik, keza bacaklarımda şişme ve morarma, “ağız içi aramadan” dolayı kontrollerim engelleniyor. Sağlık açısından iyiyim desem abartılı olur, ama moral olarak iyi olmaya çalışıyorum. Elazığ’da verilen 2 ay “ziyaret yasağı”mı devreye koydular. Burda arkadaşlarıma not yazmıştım, notlar çatıda kalmış, notları çatıdan almışlar, propaganda ve idareden habersiz mektup göndermekten 1 ay “etkinliklere çıkarmama” cezası verdiler.
Şimdilik kısaca böyle diyeyim. Tüm aileye ve değerli dostlara selam söyle. Kendine de iyi bak. Esen kalın.
Sevgilerimle
Mehdi BOZ
F Tipi Hapishane C-101
Kürkçüler/ADANA