Merhaba Sevgili Adil,
Daha iyi ve sağlıklı olmanı-zı diliyorum.
Mayıs ayında gönderdiğim faksım sana ulaştıysa hâlâ gelmeyen postamızı epeyce beklemiş olmalısın. Ekte gönderdiğim öykünün temize geçme işi olmasaydı elbette arada bir “es” hali yaratır yazardık, ama olmadı. Kusurumuza bakmayın lütfen, affola.
Sana Filistin ve halkına dair yazdığım bir şiirle merhaba dedim. Faksımda bahsetmiştim. O sıralar yazıyordum. Filistin halkı çok özel bir halk. Ölümüne topraklarını terk etmemeleri mecburiyetlerin ötesinde bir bağlılığı da içeriyor. Söze sığacak bir ya da anlatılabilecek bir durum gibi gelmiyor bana. Yine de sözden vazgeçmemeli elbette….
Şu projeniz, hayalimizi sizle paylaşmamızı istediğiniz faksımda ‘bakalım yapay zeka ne kadar zeki?!’ gibi bir cümle kullanmıştım. Devrimcilerin hayalleri halkın özlem ve isteklerinden kopuk ya da bağımsız olmuyor. Bu yanıyla hem çok karmaşık hem de sade. Yine de birkaç satıra sığdırıp tanımlamam da mümkün değil, onun için ben bir tercih yapıcam ve bir çocuğun “yağmur’un sevinci” ni kendime rehber edinicem. Dolayısıyla bir öykü için uzun denilebilecek metni yapay zekanın analiz etmesi gerekecek.
Bu öyküyü 2007 yılında Uşak Hapishanesi’ndeyken yazmıştım. Çocukluğumdan esinlenmiştim. Öyküyü okuyup değerlendiren arkadaşlar özellikle köylü kökenli olanlar, kendilerinden epeyce şey buldular.
Velhasıl sizin için hayallerimin içinden seçtiğim hayalim:
Keşfetmenin hazzı, yaratıcılığın ışığının, beklemeyi bilmenin olgunluğu ve sabrın yaşının olmadığı bir coğrafyada yoksunluğu zenginliğe dönüştüren Yağmur’un sevincinin saf mutluluğunun yaşama hakim olmasını hayal ediyorum.
Sen kimsin sorusunun cevabına gelirsek. Özetle önce bir Karadenizliyim. Giresun/Bulancak doğumluyum. Çocukluğum köyde geçti. 2004’ten bu yana tutsağım. Kırk altı yıllık ömrümün toplamıyım.
Sevgi ve dostlukla kucaklıyor görüşebilme umuduyla. Kendinize çok iyi bakın, hoşçakalın. Umutla dirençle.
1 Temmuz 2026
HAYALETLER
Bombalar altında çakılıyım toprağıma
Ekmeğim tuzsuz, gökyüzüm paramparça
Yitik bir masalda anılarım
Sokaklarım, limon çiçekleri ve zeytinler
Kutsal inançların kadim şehri,
Çakılıyım toprağıma
Bazen kor,
bazen kül oluyor bedenim
kanım sunaklarda tanrılara sunuluyor
Sesim seste kayboluyor
Çakılıyım toprağıma
Kemiklerime yapışan etimin aşa
kuruyan ağzımın
çatlayan dudaklarımın suya hasreti
damağımda biriken acı tat ile
Çakılıyım toprağıma
kurumuş gözyaşımla öfkenin kalbindeyim
ne başka gök, ne başka deniz,
ne başka nehir
Cennetimin cehennemimim
Vatanımın hayaletiyim
Seni yurt edindim ey Filistin
geçmişten geleceğe
bırakamam
25 Nisan 2026
Eylem BAŞ Kadın Kapalı Hapishanesi Gebze/KOCAELİ
Görsel: Dijital Görüş adlı sergimizden. Sami Özbil'in betimlemesi.