"Burası R-Tipi Hapishane; -Rehabilitasyon Tipi- kalanların tamamı hasta. Burada –Ada’mda-bizim olana bize ait olana hasretim. Bize ait olanı arıyorum. Yalnız tek başına bir hücrede kalıyorum Görevliler dışında insan sesi bana yasak. "
… Gökyüzü imgeli şiirler yazmış hapiste yatan şairler, burada ben gökyüzüne hasretim… Hücrenin kapısının açıldığı bir havalandırma yok ve dikdörtgende olsa, bir mavi gökyüzü göremiyorum. "
Enver YANIK
R Tipi Kapalı CezaeviD:4 Hatundere Mah. No:100
Menemen/İZMİR
***
Üzeyri Kılıç’a
13.12.2025
Cumartesi Saat 12:00
“Menemen R-Tipi Hapishane D2-Blok 4 Nolu Hücre”
Merhaba Can Dost… Yolumda yolcu olan düşlerimizde patikalar yürüdüğümüz;
Sevgili Üzeyri…
02.12.2025 tarihli mektubunu dün (12.12.2025) Şükriye ile görüş yaptıktan sonra aldım. Bu açık görüş engelliler haftası nedeni ile engellilere tanınan bir haktır… Burada mektuplar Cuma günleri dağıtılıyor, dün diğer mektupları cevapladım. Son mektubunu geniş zamana, bugüne bıraktım ve cevaplıyorum. Nasılsın?
Bol yağmurlu şiirini okudum önce… Kendi sesime yabancılaşmamak için sesli okudum. Melodikti, özgündü, şiirdi yani. Yürekten, beynin en ücra seslerinden akıp gelmişti… O beynine sağlık. Teşekkür ederim.
Burası R-Tipi Hapishane; -Rehabilitasyon Tipi- kalanların tamamı hasta. Burada –Ada’mda-bizim olana bize ait olana hasretim. Bize ait olanı arıyorum. Yalnız tek başına bir hücrede kalıyorum Görevliler dışında insan sesi bana yasak.
… Gökyüzü imgeli şiirler yazmış hapiste yatan şairler, burada ben gökyüzüne hasretim… Hücrenin kapısının açıldığı bir havalandırma yok ve dikdörtgende olsa, bir mavi gökyüzü göremiyorum.
…Güneş, hasret kaldıklarım arasına girdi… Benim için güneş karşı duvara vuran bir ışık yansımasıdır… Doğuşunu batışını bırak, kendisini de göremiyorum… Yağmura hasretim. Yağmurda ıslanmaya hasretim.
… Gazete; geldiğimde bize ait diye düşündüğüm “Evrensel” ve “Birgün” gazetesini istedim… Evrensel’i “basın ilan kurulu” gibi bir gerekçe ile vermediler. Birgün’ün hikayesi ise daha başka, uzun sürer, ki buraya 13 Kasım’da getirildim. “Birgün” yerine “Korkusuz” adlı vasat bir gazete bıraktılar. Adeta aklımla dalga geçiyorlar gibi düşündüm, kendimi çok kötü hissettim. Görüşmelerim sonrasında 08 Aralık’ta vermeye başladılar.
… Kitap, kitap vs. üç aydan üç aya veriliyormuş, ben o tarihi kaçırmışım ve gelen kitaplarımı vermediler. Kitaba hasretliğim sürüyor. İdare Kütüphanesi listesinden ‘Yapı Kredi Yayınları”ndan Nazım Hikmet’in “Henüz Vakit Varken Gülüm” adlı şiir kitabını bulup aldım. Kitabın tamamını defterime yazdım. Şiire edebiyata hasretliğimi anlaman için yazıyorum.
… Temiz havaya hasretim… Pencereyi ancak gece yarısı açabiliyorum. Her açtığımda keskin bir sidik kokusu geliyor. İki katlı olan bu hapishanenin ben ikinci katındayım. Alt katlardaki Tutuklu/Hükümlülerin hücresinden geliyor bu koku.
…İnsana hasretim, görevliler dışında insan görmüyorum…
… Hafızamı tamamen kaybetmemek için uğraşıyorum. Hiçbir şeyi şansa bırakmamak için önlemler alıyorum. Masama “Dikkat, Kalktığında Notlarını Oku” diye bir uyarı afişi yazdım. Adeta o benim akıl hafızam oluyor… Sonra günlük işlerimi yapıyorum. Akşamdan yaptığım programımdan yararlanıyorum.
… İki ayrı günlük tutuyorum. Biri Şükriye’ye her gün yazdığım ve haftada bir kez postaya verdiğim mektuplarım. Diğeri ise burada yararlandığım günlüklerimin olduğu defterim… Wernicke Korsakofflarla birlikte aynı evde kalmam ve bir Wernicke Korsakoffla evli olmam kendimi tanımamda yardımcı oluyor, bir avantaja dönüşüyor.
Geçtiğimiz günlerde yaşadıklarıma yoğunlaştım ve “Duyumsal Yoksun Bırakma Yöntemi” üzerine düşünüp yazdım. Yöntem ABD yani CIA menşeili… Lakin yapmak istenilenler bilinirse baş etmenin yolları da bulunur diye düşündüm.
Dün görüş yerinden görünen iki çam ağacının tepesini gösterdi Şükriye… Yeşile rengarenk doğaya hasretim.
Sevgili Üzeyri hasretliklerimi daha sıralamam mümkün ancak bu kadarı yeterli olur sanırım… Burada çok yoğun karga var, diğer kuşlara yaşam hakkı tanımıyorlar… F-Tipinde duyduğum serçe ve diğer kuş sesleri kargalardan fırsat bulursa oluyor… Kumruları, serçeleri, baykuşları artık duyamıyorum. Bak bir başladım habire yazıyorum. Mektubuna tekrar bakmalıyım.
İnsanın geldiği noktadan söz etmişsin… Yıl 1992 Nisanı hapisten çıkan çok kıymet verdiğim bir abimleydik. “Grup Yorum”un Caniklerin yamacında kurulan Ordu Aybastı’da konseri vardı. Konsere bir de yerel sanatçı katılmıştı. Tokat’ın köylüklerinden. Caniklerin zirvesine bugün maden şirketlerinin saldırısı altındaki Perşembe Yaylası’nı geçerek çıktık… Dağın öte yüzüne geçip Kızıldere Köyü’nü gören bir yerde arabamızı durdurduk. Doğayı izlemeye başladık. O anda abiye ne düşünüyorsun diye sormuştum. Cevabı çok kısa “-İnsanlık çok sığlaşmış” olmuştu. Usumdan o cevap hiç gitmez. O abi şimdi yok. “Kovit” aldı aramızdan.
Dün Şükriye’ye Hülya’yı sordum. Zaman zaman görüşüyorlarmış, selam ilettim. Yazın yanınıza da gelmiş. Görünen o ki okulu bitirmekte kararlı. Bu iyi bir şey, bir şeyi de yarım bırakmamış olur.
Mültecilik, göçmen politikası üzerine yazmışsın… Marx boşuna dememiş insanların maddi (nesnel) koşulları bilinçlerini belirler, diye. Yaşıyorsun ve yaşadığın koşullar üzerine yoğunlaşıyorsun. Deryada olan balık olmamak güzel bir şey olmalı… Kaza meselesini arabanın durumunu tamamen anladım. Ne yaparsın oluyor işte. Tekrar geçmiş olsun.
Sana gıpta ediyorum, çocuklarınla ne güzel zaman geçiriyorsun. Merak ettiğim Nazlı’nın “çello”ya devam edip etmediğidir…
Yurt dışında yaşamak; bana hep ürkütücü geldi. Açıkçası hep korktum. Yeşerdiğin toprakla bağını güçlü tuttuğun sürece yaşanabilir diye düşünüyorum. Ancak dediğim gibi biz buraların ilişki ve çelişkileri içinde büyüdük geliştik… Belki de bu benim geriliğimdi.
Ve son olarak; “üretmenin keyfini çıkarıyorum” demişsin. Yaşıyorum demenin başka bir biçimi olmalı… Ne güzel. Üretmeyen heybesinden tüketir ve var olan da bir gün tükenir, insanı yok oluşa götürür.
Kısaca üretimlerini paylaşacağın mektuplarını heyecanla bekleyeceğim. Seni Dostluğumuzun, Yoldaşlığımızın bütün sıcaklığı ile kucaklıyor, selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Nazlı ve Emek’i gözlerinden öpüyorum.
Dirençle Kal
Enver YANIK
Menemen R Tipi Kapalı Cezaevi
D:4 Hatundere Mah. No:100
Menemen/İZMİRr