Bülent Parmaksız'dan mektup var: "Türkiyeli devrimcilerin bir değeri. Onurlu tarihlerinin bir değeri. "

07.07.2025, Sincan F

Sevgili Adil,

              Öncelikle seni sevgiyle kucaklıyorum. İyi, sağlıklı, mutlu ve huzurlu olmanı diliyorum. 

              Senden en son 3 Haziran tarihli mektubu aldım. Ama ne zaman? Tam 4 Temmuz’da… Anlayacağın bir ayda geldi mektubun. Gecikmenin nedeni PTT. Mersin’den buraya yürüyerek gelse insan, bu bile bir haftayı geçmez. 

              Neyse… Gecikmeli de olsa aldım mektubunu. Zarfın içinde ‘Kelam ve Suskunluk Hakkında Değiniler’ başlıklı bir deneme yazın vardı. 

              3 Haziran mektubunda, ‘Filistin Günlüğü’ne dair yazdığım mektubu ‘tanıtım yazısına dönüştüreceğim’ mealinde şeyler yazmışsın. Mektup artık senin. İstediğin gibi değerlendirebilirsin. Ben sadece Türkiyeli devrimcilerin Filistin’de yaptığı çok kıymetli dayanışma eylemine ve bu eylemi görünür kılan senin kitabına bir vurgu yaptım. Esas kıymetli olan sizin pratiğiniz. Ve gencecik bir devrimci olarak senin tuttuğun günlük… Hem tarih yaptınız hem de kitabınla bu tarihi yazdın ve aktardın bize. Büyük bir değer bu. Türkiyeli devrimcilerin bir değeri. Onurlu tarihlerinin bir değeri. 

              Sevgili Adil, ‘Sürgün’ temalı bir yazı istemişsin. Dediğim gibi, sürgünü bilmiyorum (veya çok az). Ama yine de düşüneyim. 

              Sanırım 1-1,5 sayfalık bir yazı olacak? Yanlış mı aklımda kalmış?

              Birkaç cümle de ‘Suskunluk’ hakkındaki denemene dair… Birçok referans vermişsin. Doğu’dan Batı’ya dek referans aralığın çok geniş. Çok iyi olmuş bu. 

              Gayet güzel bir deneme bu. (Salah Birsel’i büyük ihtimalle seversin? Ben severim. Deneme yazılarını çok geliştirici buluyorum). 

              ‘Suskunluk’ ile ilgili yazdıklarına katılıyorum. Suskun kaldığın anda bile sıkılmıyorsan sevdiğin birinin yanında, orada ‘aşk’ vardır. Sadece çok sevdiğin birinin yanında insan –bazen- suskun kalabilir. Eğer böylesine derin bir sevgi yoksa orta yerde, iki insan arasında ‘suskunluk’ da olmaz. ‘Boşluk’ yoktur o ilişkide. Ama ‘boşluk’ (veya suskunluk) çok önemli. Olmadan olmaz. ‘Boşluk’ u veya ‘Suskunluk’u ben de çok severim. Hele ortada bir de ‘aşk’ varsa…

              Seni sevgiyle kucaklıyorum. Tülin hanıma da selam ve sevgilerime gönderiyorum. 

Bülent PARMAKSIZ

2 No’lu F Tipi Hapishane

Sincan/ANKARA