KÜLLERİNDEN DOĞAN GÜLÜŞLER
Prangaların ağırlığı
Kelepçelerin izleri
Duvarların soğukluğunu derinden hissettim
Pas kokusu çok yakındı!
Neredeyse sıfır mesafe
Zamanın rengi kapkara!
Dünyamda güneş esir düşmüştü
Sessizlik tokat gibi yüzüme vurdu!
Çığlık çığlığa, avaz avaza haykırmak isterim.
Ama
Ses
Ses tellerim atılmıştı bir kuyuya!
umutlarımın son nefesi ile boğuşuyorum.
Bedenime sarılan dümdüz bir tutsaklık
Tutulacak bir dalı bulmak ne zormuş!
Aslında zor olan yerden kalkmamdı
Düşüncelerim beni terk etmişti
Tenhaydım!
Masamda
Bitmiş bir kalem
Yarım kalan bir şiir
Çatlamış bir ayna
Ve kumu bitmiş bir saatim vardı
Yanı başımdaysa
Kazılmış bir takvim
Günler paramparça
Aylar yorgun
Yıllar ise kamburlaşmış
Yüreğimde isyandan bir tufan, Beklenti deryası!
Her şey eksikmiş
parçalar kayıp
Buna rağmen düştüğüm yerden gülümseyerek
Kalkmayı bildim
04.02.2026
Şerivan AL MAHMUD
Kadın Kapalı Hapishanesi
ERZİNCAN