"Edebiyat bazen en beklenmedik yerlerden filizlenir. Demir kapıların ardında, yüksek duvarların gölgesinde, insanın hem kendisiyle hem de tarihiyle hesaplaştığı o mekânlarda kelimeler bir anda özgürlüğün sesi olabilir. Tolga Arı’nın ilk romanı Nayê, tam da böyle bir yerden, Edirne F Tipi Cezaevi’nden çıkıp geliyor.
Romanın merkezinde Haydar adında genç bir siyasi tutuklu var. İşkence odalarının karanlığından belleğin aydınlığına sığınan Haydar, her sorgudan sonra çocukluğuna, anneannesinin anlattığı masallara dönüyor. Böylece cezaevi gerçeğiyle masalın büyüsü iç içe geçiyor.
Nayê, bir yandan bireysel bir direniş hikâyesi kurarken, öte yandan Dersim’in dağlarını, kokularını ve taşınan acılarını romanın dokusuna işliyor. Gazetecilik eğitimi yarım kalan, ama yazma tutkusundan vazgeçmeyen Arı, cezaevinde kurduğu bu edebî dünyayla okura fısıldıyor: Kapatıldığınız yerde bile kelimeler, hafızanın ve direnişin kanatları olabilir. Nayê, umutla, dirençle ve edebiyatın dönüştürücü gücüyle yazılmış bir tanıklık."
Kaynak: Birgün