Metin Turan’dan Okura Sesleniş:
Bu satırları 04 Ekim’de, bulutlu bir havanın basıklığında yazıyorum. Saat 14.20… Fakat ortalık akşamüstü renginde.
“Çok sürmez; az sonra yağmur yağar ve hiç hesapta yokken, taptaze bir güneş vurur avluya. Karartma içini,” diyorum;
“içeriyi enfes bir toprak kokusu sarar ve sen o kokunun ardından gidip hayatın, insanların, hikâyenin peşine düşersin.
Bir ‘muhayyel arkadaş’, öyküsüyle birlikte camını tıklatır.”
Okuduğum dosyayı masaya bıraktım. Düzeltmeler bitti. Ekler de… Ertesi gün postaya verilmeye hazır. Beklediğim yağmur başlamışken, gözüm avluya, onunla birlikte beni de saran duvarlara kayıyor. Ben, duvarın beri tarafından yazıyorum. Başkaları, aynı duvarın öbür yanından okuyor yazdıklarımı. O duvar, işte bu büyülü, etkileşimli al-veri görünce saydamlaşıveriyor. Cam gibi oluyor. Edebiyat sayesinde sizi ve hayatı, gayet iyi görüyorum:
“Merhaba!”
İşte o taptaze güneş, doluverdi “içeri” ye…
İyi okumalar…
***
“Metin Turan’ın öyküleri, dikkat çekici soyutlayım, dönüştürüm örüntüsüne dayalı bir anlatı düzeyi getiriyor.
Yer yer 1990 Kuşağı öykücülüğünden izler karşılıyor bizi, Oğuz Atay metin yapısından anıştırmalar da buluyoruz hatta, başka bir dinginlikte.
Ciddi dil işçiligi sergilendiğini eklemeliyim bunların yanına. Âdeta şiirle karılı bir dil, şairanelik benzeri acemilik yok, dile dönük öylesine yoğun emekle çalışılmış, öyküler de kült yapılar halinde sayfalara oturmuş.
Büyük güçlükler içinde bunları verimlediğini öğrendiğimiz Metin, gelişkin soyutlayımlar, parlak öykülemeler eşliğinde yoğurduğu anlatı düzeniyle, öykülerine dönük dikkatimizi alabildiğine yoğunlaştırıyor…”
(M. Sadık Aslankara, Cumhuriyet Kitap, Temmuz 2025)
***
“…Metin Turan, ‘içeri’den yazan biri ama yine de tüm öykülerini ‘dışarıda’ farklı biçimde kısıtlanmış ve istemedikleri hayatları yaşamak zorunda bırakılmış umutlu, direngen ve yaşamlarına bildikleri, öğrendikleri biçimde devam etmek isteyenlerin dünyalarından kotarmış…”
(Tacim Çiçek, Evrensel, Haziran 2024)
***
Nitelikli öykü kitaplarına bir yenisini daha ekleyen Metin Turan, Kimse’ye ithaf ettiği bu eserinde de bizi gerçek bir edebiyatla öykülerinin içine katıyor. Sadece okumayacaksınız; aynı anda görüp duyacağınız, duymayacağınız öykülerle bizi hakikatlerimizle yüzleştiriyor. “Dibin Ucu”, hassas yerlerimize dokunan, tam da bu nedenle sarsıcı, bizi yeni anlam arayışlarına yönelten bir kitap.
kaynak: Metin Turan, Dibin ucu, Öykü, Favori yayınları, Ankara 2025