Merhaba Sevgili Adil Abi,
İyi olmanız dileğiyle selam ve sevgilerimi yolluyorum.
Genel anlamda iyi sayılırım. Herkes gibi biz içeridekiler de yeni başlayan bu sürecin bizleri dışarı atma ihtimali heyecanını yüreğimizde hissediyor ve bu sefer hayalimizin gerçekleşmesi için umutla bekliyoruz. Umarım özgürlüğümüzün önündeki engelleri bir an önce kaldırırlar ve sevdiklerimizi, bekleyenlerimizi daha da bekletip üzmezler.
Değerli abi size yeni çıkan kitabımı yolluyorum.
Kürtler arasında çok bilinen bir aşk destanını tiyatro eseri olarak kaleme aldım. Umarım başarabilmişimdir. Derwêş ile Edûlê’nin aşkını daha önce dengbêjlerin dilinde dinlemişsinizdir belki. Bu eseri bir tiyatro eseri olarak yazmışlar mıdır daha önce bilmiyorum? Roman olarak iki-üç kitap basılmış ve o eserleri okudum. O eserlerin ne kadar beğenilip okunduğunu bilmiyorum, ama dengbêjlerden dinlemek her zaman keyif verici oluyor.
Bir tiyatro eseri diyaloglardan oluşuyor ve bu da karakterlere ruh katma alanı olduğundan zor bir alandır. Karakterlerin o ruhunu okuyucu veya izleyiciye geçirmek gerekir ve ben de bu eserimde bunu yapmaya çalıştım. Kendi kelimelerimle her karakterin ruhunu, Êzidi ve Müslüman Kürtlerin duygularını yaşayarak ve yeniden yaratıp esere işledim.
Müslüman bir Kürt beyinin (Paşanın) kızı olan Edûlê ile Êzidi bir Kürt genci olan Derwêş’in aşkını yazarken biraz da çocukluğuma gittim. Çünkü hikayeyi ben çocukken ninemin sürekli dinlediği –dengbêjin kim olduğunu bilmediğim- sıradan bir ses kaydında dinlemiştim. O gün pek önemsememiştim, ama yıllar sonra ben cezaevindeyken yaptığım okumalar ve araştırmalar sonrasında Derwêş’in savaşının geçtiği yerlerde keçi otlatıp gezdiğimi anladığımda şaşırmıştım. Çünkü Derwêş’in savaşının geçtiği yer, doğduğum yer olan Ceylanpınar’ın tepelerinde, kırsalında geçmiş.
Sevdiği kadın uğruna savaşmaya, ölmeye giden bir adamın hikayesidir bu. Bugün bu belki çoğu insan için çok romantik ve büyük fedakarlık olarak görülecektir. Ama hâlâ Homeros’un Truva eserini okuyup Paris ve Helen’in aşkı uğruna yıllarca süren savaşı ve yok olan bir uygarlığı anlamaya çalışıyoruz.
Sanırım aşk uğruna verilen bedel ne kadar büyükse bu onu daha da kutsal ve ölümsüz kılıyor halkın kalbinde. İşte Derwêş de bu uğurda savaşa gidip canını vermekten kendini geri tutmuyor.
Bilmiyorum Kürtçe bilmiyorsunuz, ama yine de bu eserimi sizinle paylaşıp kütüphanenize yollamak istedim. Yakın zamanda çıkarsak belki Türkçe olarak da bastırırım. Bakalım bu süreç bize bu fırsatı sunacak mı?
Sevgili abi biraz uzattım kusura bakma. Kendinize çok iyi bakın. Umarım yakında çıkar ve bir araya geliriz.
Sevgiyle Kalın.
08.07.2025
İletişim: Ömer Raman ÖZDURAK. Bolu F Tipi Hapishane