Siteye Eklenen Tüm Yazılar
Fadime Özkan yazdı: "Mektup Okuma Komisyonu keyfi bir biçimde adımıza gelen yazı, öykü, makale vb. şeyleri vermiyor. "
Merhaba Sevgili Hocam,
Öncelikle kucak dolusu sevgi ve selamlarımızı ileterek başlayayım. Umuyorum iyisinizdir. Bizler de iyiyiz. Rutin sorunların dışında özel bir sorun, sıkıntımız yok. Yazla birlikte sanırım yine sıcakla bir sınav daha vereceğiz gibi gözüküyor, sorun olarak sayarsak sıcakları:(
Tutsak yazar Zeliha Bulut'tan bir mektup ve bir öykü: "Yolculuk"
YOLCULUK
Günlerden bir gün serçenin ötüşleriyle uyanıp spora başladım. Şarkılarını dinledim. “Gel”, dedi bana, deli misin dercesine baktım. Sustu. Alındığını düşünerek; “Öyle demek istemedim, özür dilerim”, deyince “Bırak bunları, uçalım!” demez mi?
Eylem Baş'tan mektup ve şiir var: "Hayaletler"
Merhaba Sevgili Adil,
Daha iyi ve sağlıklı olmanı-zı diliyorum.
Mayıs ayında gönderdiğim faksım sana ulaştıysa hâlâ gelmeyen postamızı epeyce beklemiş olmalısın. Ekte gönderdiğim öykünün temize geçme işi olmasaydı elbette arada bir “es” hali yaratır yazardık, ama olmadı. Kusurumuza bakmayın lütfen, affola.
Tutsak ressam Sena Şat yazdı: " Renklerimin bir sabah aniden kaybolmasından korkuyorum..."
4 Temmuz '26
BAKIRKÖY
Adil Okay'a ve tüm "görülmüştür" ekibine;
Mektubunuzu aldım, çok teşekkür ederim. Burada bile yazmaktan, çizmekten, üretmekten kaçamadım, kaçamıyorum =)
Gelir gelmez B-6'nın politik tutsağı kadın arkadaşlardan çizim istekleri almaya başladım. Şikayet ettiğimden değil de, belki biraz "tatil" yapayım diye düşündüğümden şimdilik çok hızlı davranmıyorum. Ama yeni projelerle çıkacağım gibi duruyor...
Tutuklu öğrenci Busenur Öztürk: “Sesimi duyurun, duruşmama gelin”
17 Eylül'de İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek duruşmasına katılım çağrısı yapan Öztürk, "Bu satırları bir çağrı, bir davet olarak gör lütfen. Başta seni ve ardından tüm öğrenci gençliği mahkeme salonunda görmek isterim" dedi.
***
Aylar önce bianet'in kapısını çaldı. Tutuklu öğrenci Burak Başer'in duruşmasına davet etti. "Arkadaşımızın sesini duyurun" dedi.
Nuray Sancar yazdı: "KUYU TİPİ"
Alfabenin neredeyse bütün harfleri kullanılarak inşa edilen cezaevlerinin içinde resmi adı Y ve S tipi olarak geçen tecrit binaları tutukluların taktığı adla ‘kuyu tipi’ cezaevi, buraya en son Deniz Göktaş ve Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın gönderilmesiyle yeniden gündeme geldi. Henüz haklarında iddianamenin bile hazırlanmadığı, atfedilen suçun ne olduğunun belli olmadığı bu iki isim, ağır izolasyon koşullarındaki hücrelere kapatıldılar.
10 MADDEDE "KUYU TİPİ" HAPİSHANELER
"Kuyu tipi" hapishaneler; mimarisi, hak ihlali iddiaları ve kamuoyuna kapalı yapısıyla son yıllarda infaz sistemine dair tartışmaların odağında yer alıyor.
Resmi adıyla S tipi, Y tipi ve yüksek güvenlikli ceza infaz kurumları (YGC), son yıllarda infaz sisteminin en dikkat çekici ve tartışmalı dönüşümlerinden biri oldu. Gündem Hapishane olarak mahpuslar ve hak örgütleri tarafından “kuyu tipi” olarak adlandırılan bu yeni nesil hapishanelerin bilinen bilinmeyen tüm yönlerini 10 maddede derledik.
Tutsak yazar Bülent Parmaksız'dan yeni bir kitap: "Hapishane Arkadaşım Yalçın Küçük: Anılar - Düşünceler "
Hapishane Arkadaşım Yalçın Küçük: Anılar - Düşünceler - Mücadele Kitap Açıklaması
Gebze Hapishanesi’nde hocayla yaptığımız bir sohbet esnasında, “Esas olarak gelecek nesiller için yazıyorum. 50 yıl sonra kitaplarım bugünü anlamak için kaynak olarak kullanılacak” demişti.
Hoca çok güçlü bir tarih bilincine ve derinlikli bir stratejik bakışa sahipti. “50 yıl sonrası için yazıyorum” sözü de ondaki bu uzun vadeli bakışın bir göstergesi aslında.