Hapishane Edebiyatı

E-Kitap: İçerde Dışarıda Kadın - Aynur Epli Resim Sergisi

1994 Yılından beri hapishanede olan politik tutsak Aynur Epli'nin "dışarıdaki" ilk sergisi 2015 yılında Adil Okay küratörlüğünde Akdeniz Belediyesi ve İnsan Hakları Derneği'nin desteği ile Görülmüştür Kolektifi tarafından açıldı. 

Sergiyi paylaşıma açıyoruz.

Hastalığının son aşamasında tahliye olan ve hayatını kaybeden yazar Nevzat Çapkın ile yaptığımız söyleşi

Tutsak hekim Ayhan Kavak ile yazar Adil Okay'ın hazırladığı Firari Yazılar adlı kitapta söyleşisi yer alan Nevzat Çapkın'ı 29 Ağustos'ta kaybettik.

Saygıyla anıyoruz.

Nevzat Çapkın'la sağlığında yapılan söyleşide sorulara verdiği yanıtları yayınlıyoruz.

Hapishanede yazılan aforizmalar

HAPİSHANE KAYMAKAMI SAZ ÇALMAYI JİLETLİ TELLERİN EMNİYETİ AÇISINDAN YASAKLADI…

***

FETÖCÜ HÂKİM-SAVCILARIN VE BAĞIMLI-SIZ YARGININ VERDİĞİ HAPİS CEZALARINI TÜİK GÜNCELLEYEREK AÇIKLASIN…

***

ODTÜ’YE SELAM

***

İNSANI YAŞATAN, AYAKTA TUTAN SUYA ZAM GELMESİ NE KADAR KÖTÜ…

***

BİZ DE İL SINIRIMIZA BİR BULGARİSTAN İSTİYORUZ…

***

PETİBÖR ZEVKİMİZ VARDI, O DA PİYASA REKABETİNE KAPTIRDI KENDİNİ. DOLAR-EURO’ ya FARK ATTI…

***

Tekirdağ hapishanesinde hazırlanan bir kitap: Hümanist Metafiziğe Giriş - Berrin Taş Poetikası

Hasan Akarsu; Adnan Öztel'in “Hümanist Metafiziğe Giriş/ Berrin Taş Poetikası” kitabına dair yazdı.

Adnan Öztel, hapishanenin ağır koşullarında hazırladığı “Hümanist Metafiziğe Giriş/ Berrin Taş Poetikası” adlı yapıtında, Ozan Berrin Taş’ın tüm şiir yapıtlarını inceler, çözümler. Kendisini her konuda destekleyen yol arkadaşı Neriman Çelik’e, diğer arkadaşları Deniz Saraç’a, Özden Özütemiz’e teşekkür ederken, bu yapıtını Şiir Ustası Berrin Taş ile Felsefe Ustası Cengiz Gündoğdu’ya sevgi ve saygının bir göstergesi olarak adar.

Adı Saklı...

ADI SAKLI

düşler kitabında
bir eski fotoğraf gibi
unutulan sararan
içine düştüğüm sevda labirenti
yalnız, kör sokaklar
kim bilir hangi asi rüzgar dolanır saçlarında
ben, bu düşte sana deli, sana divane
sensizlik kıyılarında

SELAHATTİN DEMİRTAŞ’TAN HAYATA VE SANATA DAİR AFORİZMALAR

Acı: çokça acıyı, çok sık yaşayanlar için acı denilen şey somut, elle tutulur bir maddeye dönüşüyor. Gömlek gibi, hep üstümüze sanki.

Karamsarlık: Mahpus için çok tehlikeli, gereksiz bir kavram.

İrade: İşte bu çok gerekli, o olmadan olmuyor.

Hasret:  En çok bunu biriktiriyoruz, sonra nereye gidiyor bilmiyorum.

Özlem: Özlemek güzeldir, hayalleri diri tutar, mahpusun gıdasıdır.

Eziyet/zorluk: Hapishanenin diğer adıdır. Mesela F Tipi eziyet, T Tipi eziyet, tipsiz eziyet gibi.

Özgürlük: Mekansız olduğu burada daha iyi anlaşılıyor.

Tutsak şair Erol Zavar'dan yeni bir şiir: "KARA"

 

KARA

          10 Ekim şehitlerine

 

Açılmıştır bir kere

Karanlığın kapısı

Daha da kararır

                        Ankara’nın karası

 

Bir sabah

Bir bulut gelsin

Bir yağmur yağsın

Güzel gözlü çocuklar

            doldursun okul sıralarını

Simitçiler bağırsın

            taze simit diye

            Korna sesleri olsun

            Tren düdükleri

            Kentin uyanmış halleri olsun

            Mutluluk değilse bile

Tutsak yazar Zeynep Avcı'dan Sergi Davetimize deneme tadında cevap

 

“İçeride Dışarıda “ adını verdiğiniz sergiye “Davet” mektubunuzu aldım. Çok teşekkür ederim. Üstelik üç haftadır Covid-19’ dan dolayı tek kişilik hücremde karantinadayım. Gönderdiğiniz “davet” le hayatın devam ettiğini yeniden gördüm. Durmayan bir suyun akışına kapıldım yeniden.

Kalabalıklarda buluşma dileğiyle, yüzünüzden tebessüm eksik olmasın, hayatla kalın, umutla, sevgiyle kalın her daim…”

Zeynep AVCI. Kadın Cezaevi A-Tekliler. Tarsus/MERSİN

***

16.08.2022

Sevgili Adil Hoca ve “Sesimi Duyan” Herkese Sevgiler, Selamlar!

Yaşının 3 katı kadar hapse mahkum edilen tutsak yazarın iki kitabı birden yayınlandı

"

Katlime mühür olsan

ve gayya kuyularına

atsalar beni

kâr etmez ki

sakın ola unutma

bu devirde

sevdalı yürekler taşır

umut nüvelerini

umut ki

boy boy özlemler

kavgalar

ve cemreler taşır"

Hasan Şeker

***

Hasan Şeker'in iki kitabı birden yayınlandı.

Hasan ŞEKER kimdir?

Abdullah Öngüllü'nün yeni şiir kitabı yayınlandı: BÊHNA RIHANÊ NAÇE

"Daracık mekanın ve toplu yaşamın yazma uğraşı üstünde oldukça sınırlayıcı bir etkisi vardır. Bu yüzden uzun soluklu çalışmalar yürütemiyorsun. Yazı yalnızlıktır bir yerde. Fakat bu koşullarda bunun olanağı yoktur.

DÜŞ-KIYAMET

DÜŞ-KIYAMET

 

Gözlerin düşüyor aklıma

Bir bahardır başlıyor yüreğimde

Kuşlar çoğalıyor

                        iklim başkalaşıyor

Düşler çoğalıyor

                        içim başkalaşıyor

Sonra

            Sonrası

              Düş kıyamet

Adını söylüyorum

Kuşların uçmadığı zamanlarda

Yüreğimde bir kuş kanatlanıyor

Var mısın bir aşka

                                                                                   Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Hapishane

Dört duvar arasında Bir Gülüşün Ateşiyle

 

Siyasi tutuklu Mehmet Zeki Doğan’ın ‘Bir Gülüşün Ateşiyle’ kitabı El Yayınları’ndan çıktı. Siyasi faaliyetleri nedeniyle uzun yıllardır tutuklu bulunan Doğan, kitapta kendisinin de içinde yer aldığı tutuklulara yönelik 19 Aralık Cezaevleri Katliamı’nı ve ölüm orucu sürecini anlatıyor.

KANLI LALE DEVRİ

 

KANLI LALE DEVRİ

 

Lanetli soluk bir çağ

kara peçelerin ardına saklanmış

tarih öncesi

kehanetlerden bir sahne

narsist ve ukala et yığınları

timsahlar besliyorlar göz çukurlarında

 

Lanetli soluk bir çağ

çığırtkan kara delikler gibi

yutuyor her şeyi

kendi döllerini bile

gözbebeklerinde yeşil kağıt parçaları

ve

kısır bırakılmış kadınlar

iğdiş edilmiş erkekler doğuruyor

tempo tutuyor alkışlar eşliğinde

kindar tanrılar soyu

 

Tokat hapishanesinde yazılan bir öykü: EKMEK KUTSALDIR

 

                Henüz küçük bir çocukken Annem Cennet’ten öğrendiğim ilk derslerden biri: “Eğer yerde bir parça veya kırıntı olsa dahi ekmek görürsen mutlaka kaldır, öp, başının üstüne koy, sonra da yüksek bir yere bırak”tı. İkinci ders ise: “Asla üstüne basıp ezme ekmeği günahtır, öyle yaparsan ekmek ağlar. ” Böylece benim için ilk kutsallıklardan biri ekmek oldu.

İnfazı yakılan tutsaklardan Fecriye Benek'ten yeni bir öykü: "ÖYLE ÇOCUK SİLÜETLİ OLDUĞUMA BAKMAYIN!"

ÖYLE ÇOCUK SİLÜETLİ OLDUĞUMA BAKMAYIN!

                Belki kayda alınmamış bir adres gibi, hafızanızdan silinmiştir yaşadıklarımız!.. Ama yakıcı bir dirilikte bende duran o gerçeğin arşivinden sesleniyorum sesimi duyurmak için.

                Bunun için yaşımdan büyük sözler söyleyeceğim!..

MEHMUDO DEZAWO

 

Koi Spi’de (Akdağ) minnacık bulut görünse, aralarında Murat Nehri’nin aktığı karşı yakadaki Metan Dağları’nın zirvelerinde yağmur yağardı. Kaç zamandır, bulutların yoğunluğu arttığından, adeta gök yarılmış Metan’ın üzerine yağmur boşaltıyordu, olanca şiddetiyle. Gök gürlemelerine bir de ürkütücü sesler çıkarıp yatağından taşmış Murat’ın hırçın akışı karışıyordu.

TUTSAK YAZAR SEYİT OKTAY’IN YENİ ROMANI "KAYIP MASAL" HAKKINDA

 

 

                Seyit Oktay’ın, Ceylan Yayınları tarafından basılan “Kayıp Masal” adlı romanı, ilginç kurgusu, insan ruhuna ışık tutan engin bilgeliği ve şiirsel atmosferiyle okunması gereken bir eser.

                Kitabın kapağını açmak, bir hazine sandığının kapağını açmak gibi. Büyük bir ustalıkla oluşturulmuş kurgu, incelikle işlenmiş ışıl ışıl cümleler okuyucuyu, bir hazineyi adım adım keşfetmenin büyüsüne sürüklüyor.

Bolu hapishanesinde yazılan bir şiir: ADI SAKLI

ADI SAKLI

Gel.

Gir ömrüme sorgusuz sualsiz

Gel

Gir düşlerime hesapsız kitapsız

Yeter ki

Dokunma yar sol yanıma

Çünkü hala kavgam var yarınla

 

Akıt ağulu sözlerini içime

Kır senden ne kaldıysa geriye

Yeter ki

Dokunma yar sol yanıma

Çünkü hala sızı var orada.

 

Al,

Senin olsun bu hüzünlü gülüşlerim

Al

Senin olsun çocuksu bakışlarım

Yeter ki

Dokunma yar sol yanıma

Çünkü hala öfkem saklı yarına

 

Yak

O bakışlarınla tenimi

30 yıldır tutsak olan Resul Baltacı'dan gelen şiir

 

GÖK YÜZÜN

 

Gök yüzün gülüyor

Ey hasretim

Işık dalgaların

Irmakların öpüyor

Nazik kollarında

 

Acı içinde kanayan

Kalbin nur aşkına gebe

Kent, orman ve zozanların

Saçların isyan halinde

 

Dağ gölgelerinde

Uyanan şahin ve kartal

Yürekli çocukların

Müjdeden müjdeye

Koşuyorlar…

 

Bakışların gün gibi

parlıyor yıldızlı gülüşümüz

Derin vadilerden gelen sesin

Durmadan söylenen türkü bana

 

Her ezgilerin bal tadında

EBEM KUŞAĞI

 

Geceyi pusatlayanlar

Ellerinde taşıdıkları

Meşale olmuş yürekleriyle

Geliyorlar.

İsteyene

Bir tutam ateş

Bir çakım ışık

Bir dünya aşk

sunuyorlar

Canlarını verdikleri gibi.

Geceyle pusatlananlar

Yıldız yalımından yaldızlarla

Yol almaktalar

Alınları açık

Ufka kitlenmiş bakışlarla

Yağmur altındalar

Göğün ışıkları

Göz bebeklerinde yanana değin.

Sonrası rengarenk ebemkuşağı…

 

AYHAN KAVAK

Siverek 1 Bolu T Tipi Hapishanesi

"Şair uçurumlar geçirtir..."

ŞAİR UÇURUMLAR GEÇİRTİR

                Şairlerin ruhundaki sezgi çağlayanı, kelimelere büyülü ezgiler giydirerek onları ritmik dalgalara yükler.

                Kelimelerin en tutkuyla sevdiği sihirdir şiir.

                Her şairin en sevdiği şeydir kelimelerle oynamak.

                Büyük şairler, uçurumlara gerdikleri ölümsüz anlamların ipinden gözleri bağlı geçerler.

HAPİSHANEDE

 

Hapishanede,

beton duvarlar, demir kapı

ve demir parmaklıklar olabilir

seni kuşatan;

 

ama unutma!

pencerenin önünde,

üstelik bir poşetin içinde,

boy verebilir yeşil bir soğan.

 

Topraktan biter gibi,

güneşe güler gibi,

açıp yapraklarını, hayatı kucaklar gibi,

betonda da boy verebilir

çayır çimen ve bir papatya.

 

Gagalarında renk renk çiçeklerle,

Sabah akşam dillerinde türkülerle

senin pencereni,

her yıl yuvaya dönüştürebilir

BÜNYAN HAPİSHANESİNDE YAZILAN İKİ ŞİİR: BEN BİR EZİDİYİM - BARIŞ YEMİNLERİ YAZARIM

 

29.12.2021

BEN BİR EZİDİYİM

 

Ezidiyim,

Şengalde bir dilin çığlığıyım

Katile haykırış savuran,

bir kadının çocuğuyum.

Göçüm, yabancı şaşkın insanlara.

İnancım vatanımdan uzak,

bir savaşta parçalanıyor.

 

İnsanlık önünde,

kadınlara ölümden beter pazar kurulmuş.

Çocukların tenlerine yapışan

ana göz yaşı var,

Kaynıyor yer gök sinemde.

 

Dünyanın bir filmi değilim,

Kirli eller altında esaretim dünyaya.

Cesetler üstünde uykuluyum,

Cezaevinden cezaevi edebiyatı eleştirisi: Anlamın varlığını hissetmek

Cezaevinde çıkan üç ayrı edebiyat kitabını, yine cezaevinde olan edebiyat eleştirmeni Murat Çetinkaya inceledi. Bu açıdan ilk kitap olan “Edebiyatın Düşsel Kaçışı”, dört duvar arasındaki düşünsel üretimin sınırlarının ne kadar zorlanabileceğini gösteriyor.

DUVAR YAZISI, EDEBİYAT KAYINTISI II

"Kanımca kendini 19. yüzyıl romanlarına yakın hissedenler küçücük bir mekana sıkıştırılan tutsaklar olmaktadır. Okurken klasiklerde aldıkları tat ve hazı günümüz romanlarından alamamaktalar. Hapishane koşullarının türlü dayatımları karşısında dezavantajlı konumdaki tutsaklar, görsellikle sınırlı etkileşim içerisindeler. Haliyle dışarıdaki gibi olmamakta; dikkatin dağılmaması ve bilincin parçalanmamasının gerektirdiği bir mekanda yaşar kılınmışlardır. Bu yüzden 19. yüzyılın romanlarının karmaşık olay örgüsü, çoklu belirginleşmiş karakterler, kurgu ve hikaye ihtiva etme vd.

Tek kişilik hücrede yazılan bir kitap: FELSEFE NEDİR, NE DEĞİLDİR?

28 Yıldır hapishanede olan, tek kişilik hücrede tutulan, 10 yıldır Ümüş Eylül adlı hapishane dergisinin editörlüğünü yapan Hasan Şahingöz'ün yeni kitabı yayınlandı. Künye: Hasan Şahingöz, Felsefe nedir, ne değildir?, Kora yayınları, İstanbul, Aralık 2021. iletişim: Hasan Şahingöz, 1 No'lu F Tipi hapishane. Tekirdağ

Felsefe Nedir Ne Değildir? Kitap Açıklaması

Bolu Hapishanesinde kalan Zana Mazak'tan şiirler

BAZEN

Bazen öyle bir acır ki için

ne yapacağını bilemezsin

bir yanın volkan gibi patlamak ister,

öbür yanın yedi kat yeryüzü olup

üstüne çöker

***

TELAŞE

Su gibi akıp gidiyor zaman

bir deli küheylan gibi koşuyoruz ardından

hep bir telaş hep bir karmaşa

ne kendimizden bir şey anlıyoruz

ne hayattan

***

SEVMEK

Peygamber sözüdür bu,

aynı zamanda Allah’ın emri

“Benim sizi sevdiğim gibi

siz de birbirinizi sevin”*

*Hz. İsa

***

DOST

DUVAR YAZISI, EDEBİYAT KAYINTISI 1

Örneklerine çokça karşılaşılsa da kişiye has özellikler/özgünlükler barındırdığından kaç zamandır ben de bir şeyler yazmaya başladım. Okumalardan ve kitaplardan devşirdiğim kimi anekdotları maddeler halinde yazmaya koyuldum. Kim bilir dipnotlarda kalan edebi pasajları bu vesileyle sizlere ulaştırmak istedim. Dilerim ilginizi çeker…

"Hapishanelerdeki gerçek yazarlar onlardır ve maalesef çok az biliniyor, çok az okunuyorlar."

"Ayhan Kavak ve Adil Okay’ın birlikte hazırladıkları “Firari Yazılar” adlı bir kitap var. Bu kitaptan, hapishanedeki yazarlara dair kapsamlı bilgilere ulaşabilirsiniz, tavsiye ederim. Şimdiden iyi okumalar."

Selahattin Demirtaş. Edirne F Tipi Hapishanesi

***