Firari yazılar

Selahattin Demirtaş'la söyleşi: "Eziyet/zorluk: Hapishanenin diğer adıdır. Mesela F Tipi eziyet, T Tipi eziyet, tipsiz eziyet gibi."

SELAHATTİN DEMİRTAŞ İLE SANATA VE HAYATA DAİR SÖYLEŞİ

Selahattin Demirtaş’la yaptığımız Sanata ve hayata dair söyleşi, “Firari yazılar” adlı kitabımızda yayınlanmıştı. Demirtaş’ın son öykü kitabı Dad’ın tanıtımı nedeniyle RTÜK Halk TV’ye soruşturma açtı ve ceza verdi. ‘Yandaş’ların yönetiminde olan RTÜK’ün bu -en hafif ifadeyle- anti demokratik kararı nedeniyle Demirtaş’la yaptığımız söyleşiyi paylaşıyoruz.

1-Adil Okay, Ayhan Kavak: Yazmaya içeride mi başladınız?

"Tüm ısrarımıza, tepkimize rağmen tek bir kişiyi bile revire çıkarmadılar. Korona testi istedik yaptırmadılar"

Kitap ve dergiler konusunda ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Kitap kotaya tabi ve 15 ile sınırlı. Bu kotanın içinde sözlükten ders kitaplarına kadar her şey dahil. Dergi ise dış kantin üzerinden alınırsa veriliyor. Kendilerine göre bir liste hazırlamışlar ve bu listede magazin türü dergiler dışında hiçbir dergi yok. Kısacası edebiyat, kültür-sanat ve bir fikir dergisine ulaşmamız yasaklı. TV yine aynı durumda. Yandaş medya ve birkaç müzik kanalı dışında hiçbir yayın yok. Sağlık konusunda da sıkıntılar yaşanmakta. Sevkler bazen ayları bulabiliyor. Sağlık konusunda bir örnek vereyim. Temmuz ayı sonlarında bir arkadaşımız rahatsızlandı. Kusma, ishal falan oluştu, önce gıda zehirlenmesi dediler, ardından grip veya bahar nezlesi dediler. Sonra hepimiz hastalandık. Günlerce ateşler içinde yattık. Kusma, titreme, eklem ağrısı, mide bulantısı, kanlı ishal vb. şikayetler oluştu. Tüm ısrarımıza, tepkimize rağmen tek bir kişiyi bile revire çıkarmadılar. Korona testi istedik yaptırmadılar. Hâlâ da tam atlatabilmiş değiliz ve bu hastalıktan kaynaklı ciğer, böbrek, mide ve bağırsak sorunu yaşayan arkadaşlar var.

Hastalığının son aşamasında tahliye olan ve hayatını kaybeden yazar Nevzat Çapkın ile yaptığımız söyleşi

Tutsak hekim Ayhan Kavak ile yazar Adil Okay'ın hazırladığı Firari Yazılar adlı kitapta söyleşisi yer alan Nevzat Çapkın'ı 29 Ağustos'ta kaybettik.

Saygıyla anıyoruz.

Nevzat Çapkın'la sağlığında yapılan söyleşide sorulara verdiği yanıtları yayınlıyoruz.

Yazar Adil Okay, ‘Firari Yazılar’ kitabının serüvenini anlattı

Yazar Adil Okay ‘Firari Yazılar’ kitabının çıkış sürecine dair değerlendirmelerde bulundu.

Okay, cezaevlerinde sanat ve edebiyatın tüm baskılara karşın devam ettiğinin altını çizerek, ‘Cezaevlerinde zor şartlarda çıkan bu yapıtlara sahip çıkalım” çağrısında bulundu. Yazar ve insan hakları aktivisti Adil Okay ve Dr. Ayhan Kavak ile birlikte hazırladığı ‘Firari Yazılar’ kitabı raflardaki yerini aldı. Farklı cezaevlerinde tutulan 38 tutuklu yazarın yazılarından oluşan “Firari Yazılar” adlı kitabına dair Yazar Adil Okay sorularımızı yanıtladı.

Bolu cezaevi, mahpusların yazdığı kitabın cezaevine girmesine izin vermedi!

İnsan hakları aktivisti, şair ve yazar Adil Okay, cezaevlerindeki 38 tutuklu ve hükümlünün söyleşilerinden oluşan bir kitap hazırlamıştı. Okay, o kitabın Bolu Cezaevi'ne alınmadığını, kitapta yazısı bulunan kanser hastası Erol Zavar’a kitabın verilmediğini duyurdu.

Firari Yazılar: Tutsak yazmaya başladığında duvarlar görünmez olur

'Firari Yazılar: İçerideki Yazarlarla Söyleşiler' kitabının hazırlayıcılarından Adil Okay, kitabın yazılma sürecini ve cezaevlerinde bulunan yazarların durumlarını anlattı.

***

"Firari Yazılar" kitabı biri mahpus iki yazar insanın oldukça zorlu, çok iyi planlanmış bir çalışmasının ürünü.

“ÂŞIK GÖRÜŞ” OLARAK YAZMAK… ya da “FİRARİ YAZILAR” HAKKINDA

Hapishanelerde zamanın özde/biçimde yeniden kalıba dökülmesi, dilinden ve toprağından sürgün şair Cemal Süreya’nın “saatler uzun, günler kısa…” dizesindeki gibi işler; zaman uzar, kısalır ve derinleşir… “Zaman freni” işletilerek, daha doğrusu “zaman” denen şeyin yakasına yapışıp durdurarak, bazen zaman frenini boşa alıp zaman sonsuza değin ileri-geri uzatılır… Günler kısa, haftalar uzundur… Haftalar uzun aylar kısadır… Aylar uzun, mevsimler kısadır… Mevsimler uzun, yıllar kısadır… Mekân küçüldükçe dünya/düşler büyür.

‘Firar eder’, ‘yazım’ başımdan uçar gider…

Ayhan Kavak ve Adil Okay tarafından hazırlanan Firari Yazılar kitabı, otuz yedi mahpus yazar ve şairle yapılan söyleşilerden oluşuyor. Ancak aklınıza hemen “İçerideki şartlar nasıl?” gibi sorular gelmesin. Zira kitap ‘hapishane edebiyatı’nı ve dolayısıyla içerideki yazarların hayat, sanat, edebiyat hakkındaki görüşlerini duygusallığa yer vermeden, aradaki ‘parmaklıkları’ kaldırarak okura aktarıyor.

Firari Yazılar... İçerideki Yazarlarla Söyleşiler hakkında

“İçerideki Yazarlar için böyle bir çalışmanın anlam ve kıymetini ifade edecek söz bulunamaz. Yıllardır zindanların kör kuytularında, bilinmez ücra köşelerinde, duyulmaz çığlıklar atan ve bir türlü görünür olmayı başaramayan ya da görülmek istenmeyenler için tam da ‘görülmüştür’ mührüne benzeyen bir sonuç yarattı bu kitap. Buna hapishanedeki ‘görülmüştür’den, toplumdaki ‘görülmüştür’e dönüşen bir değişim / metamorfoz diyebiliriz.“

Seyit OKTAY. T Tipi Hapishane. TOKAT