Ne yasak ne de serbest kitaplar

Zeki İlmin, Van F Tipi Cezaevi’nde bulunuyor. İki yıl kadar önce Lilav Kitabevi’nden altı kitap istemiş-satın almış. Talep ettiği kitapların da, yasak olmayanlardan olması konusunda kitabevi yetkililerini uyarmış. Kısa bir süre sonra gelen altı kitaptan ikisi kendisine verilmiş ve diğer dördünün ise incelendikten sonra kendisine verileceği belirtilmiş. Okurumuz kalan dört kitabı her istediğinde, inceleme sürüyor denmiş. Israr edince de, kitapları mahkemeye göndereceğiz ve hakkında yasak kararı aldıracağız, denilmiş. Kitapların yasak konulma gerekçesini istediğinde ise, eğitim kurulu pandemi nedeniyle toplanamıyor karşılığı verilmiş. Pandemi sonrasında kütüphaneye bakan personel değişmiş. Bu kez de ona başvurduğunda, söz konusu kitapları biz sana vermişiz, demişler. Kalınan oda belli, içerideki kitaplar belli ama olmayan kitapların verildiği iddia ediliyor. M. Zeki İlmin’in tahliyesine bir yıl kalmış ama kitaplarının peşini bırakmıyor ve en azından tahliye olurken, kitaplarına kavuşmayı umuyor herhalde.

* * *

Kırıkkale F Tipi Cezaevi’nde bulunan Mustafa Kocatürk, son dört ayda yaşadıkları ve halen devam eden hak ihlallerini rapor haline getirmiş. Özetleyerek aktarıyorum: “Zaten 24 saat beraber olunan hücre arkadaşlarıyla sınırlanan spor ve haftada bir kez yapılan telefon görüşmeleri dışında hiçbir faaliyet söz konusu değil. Yeni Yaşam, Evrensel ile sosyalist dergileri Basın İlan Kurumu’ndan ilan almıyorlar diye okuyamıyoruz.

Hepatit-B hastaları Faruk Araz, İsmail Araz, Eşref Işık, Aydın Çelik, Şeref Mesutoğlu, Arif Bayram’ın periyodik muayeneleri yapılmıyor. Dalak büyümesi olan Aziz Temel, birçok kronik hastalığı olan Salih Esün ve Ayetullah Ay’ın tedavileri yapılmıyor. Fatih Kaplan iki kez hastaneye götürüldü ama tedavisi yapılmadı.

İnfaz Hakimliği’nin suç olarak görmemesine rağmen, havalandırmaya takılan kameraların görüntü almasını engelledikleri gerekçesiyle Selçuk Çelik, Erdi Sidal ve Sinan Akbayır’a defalarca hücre cezaları ile ziyaretten ve etkinlikten men cezaları verildi. Kapatılan berber hizmeti nedeniyle tıraş olamıyoruz. Bunu ihtiyacı gidermek üzere, kantinde tıraş makinası satılacağı söylendi; ancak hayata geçirilmedi.

Tele 1 kanalını izleme talebimiz ‘bakanlık talimatı var’ denilerek reddedilirken, hepsi iktidarın sesi olan TV kanallarını izlemeye mecbur bırakılıyoruz. Mektuplarımız engelleniyor ya da geciktiriliyor. Taahhütlü mektuplarımızın yerine ulaşması bile iki ayı bulabiliyor.”

* * *

Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan gazeteci arkadaşımız Özlem Seyhan şöyle yazmış: “Yüksek tansiyon, kalp, kronik böbrek ve daha sayamayacağım hastalıkları olan kişilerin hastanelere sevki yapılmıyor. Kışa giriyoruz. Soğuk algınlığı, grip ve benzeri hastalıklar da artacak. Bunlara yönelik gündem yok cezaevlerinde. Dahası başka sıkı önlemler getiriliyor. Bundan sonra iki ayda bir kitap alabilecekmişiz. Yani iki ay dolmadan birisi bize kitap göndermişse, söz konusu kitap, gönderene geri gönderilecekmiş. Cezaevi kütüphanesi ve halk kütüphanesindeki kitaplar ise yetersiz.”

* * *

Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde bulunan Nedim Türfent’in bildirdiğine göre, bu cezaevinde yerine kayyum atanan Van’ın Saray ilçesi Belediye Eşbaşkanı A. Kadir Çalışkan’ın test sonucu pozitif çıktı. Çalışkan, cezaevi kampüsü içindeki hastane dönüşünde kendi koğuşuna verilmiş. Üç gün sonra gelip Covid-19 testi yapılmış ve testi sonucu pozitif çıkınca, tekli bir odaya götürülmüş ve karantinaya alınmış. Karantinaya alınmadan önce hastalığı kime bulaştırdığı bilinmiyor. Zira ağır hastalık geçirmeden korona testi yapılmıyormuş. Ancak burada pozitif vaka olduğu kesinleşmiş bulunuyor. Elbette bu örnek sadece bilinen-açıklanan isim.

* * *

Sincan 2 nolu F Tipi Cezaevi’nde bulunan Medeni Tarlan sağlık durumu hakkında şunları söylüyor: “Kemoterapi süreci Eylül ayının başında sona erdi. Yapılan tahlil ve tomografi çekimi sonucunda beni taburcu ettiler. Bütün sonuçların olumlu olduğunu söylediler. Ama iki ayda bir rutin kontrollere gitmem gerekiyor. Malum hastalığım için şunu söyleyebilirim: Kendimi çok iyi hissediyorum. En ufak bir rahatsızlık duymuyorum. Ameliyattan sonra verdiğim kiloları tekrar aldım. Ayağımdaki damar tıkanıklığı halen devam ediyor. Günde iki defa iğne kullanıyorum.”

* * *

HDP’de bir dönem MYK üyesi olmuş Alp Altınörs, Bülent Parmaksız ve Günay Kubilay, Sincan 2 nolu F Tipi Cezaevi’nin B2-64 odasında kalıyorlar. HDP’nin Parti Meclisi’nin yürütme organı durumundaki MYK’nın üç üyesi, adeta 24 saat toplantı halindeler. Böylesi bir toplantıyı izleyebilmek için insanın içeriye giresi geliyor(!) Elbette şaka yapıyorum. Ancak HDP’li yönetici arkadaşlarımız orada da boş durmayacak ve düşünce üretmeye devam edeceklerdir…

YILBAŞI ARMAĞANI: Yılbaşı geliyor. Yeni yıl dilekleriniz için içeriye kart atmayı düşünen okurlarımız, yılbaşını onlara kitap göndermek için değerlendirebilirler. Yasa ve tüzüklere göre, dini bayramlar ve doğum günü haricinde yılbaşında da içeriye armağan gönderebilirsiniz. Söz konusu armağan ayakkabı ya da kazak olabileceği gibi kitap da olabilir.

MEKTUBU GELENLER:

Gültan Kışanak – Kandıra 1 nolu F Tipi Cezaevi

Özlem Seyhan – Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi

Zeki Deniz – Bolu F Tipi Cezaevi

Mustafa Kocatürk – Kırıkkale F Tipi Cezaevi

Alp Altınörs – Sincan 2 nolu F Tipi Cezaevi

Bülent Parmaksız – Sincan 2 nolu F Tipi Cezaevi

Günay Kubilay – Sincan 2 nolu F Tipi Cezaevi

Medeni Tarlan – Sincan 2 nolu F Tipi Cezaevi

Zeki İlmin – Van F Tipi Cezaevi

Nedim Türfent – Van Yüksek Güvenlikli CİK

İlişkili İçerik